Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) 2026 yılındaki ilk faiz kararını açıklayacağı tarih yaklaşırken, piyasaların tüm dikkati 22 Ocak Perşembe günü gerçekleştirilecek olan Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına çevrildi. Ekonomistlerin ve piyasa aktörlerinin genel beklentisi faiz indirim döngüsünün süreceği yönünde ağırlık kazanırken, olası bir indirimin kredi ve mevduat faizlerine etkileri de yakından izleniyor.

Faiz kararında beklentiler şekillendi

Ocak ayının ikinci yarısına girilmesiyle birlikte ekonomi gündeminin en üst sırasında yer alan TCMB toplantısına ilişkin beklentiler netleşmeye başladı. Matriks Haber tarafından düzenlenen ve 31 aracı kurum ekonomist inin katılımıyla gerçekleştirilen anket sonuçlarına göre, piyasada 150 baz puanlık bir faiz indirimi öngörülüyor. Beklentilerin genel aralığı ise 100 ile 200 baz puan arasında değişiklik gösteriyor.

Merkez Bankası, 2025 yılı boyunca enflasyondaki düşüş eğilimine paralel olarak politika faizini kademeli bir şekilde yüzde 47,50 seviyesinden yüzde 38,00’ekadar çekmişti. Analistler, tahminlerle uyumlu olarak 150 baz puanlık bir indirim yapılması durumunda, politika faizinin yüzde 36,50 seviyesine gerileyeceğini belirtiyor.

Enflasyon verileri ve makas aralığı

Ekonomistlerin faiz indirimi beklentisinin temelinde, enflasyon verilerindeki seyir ve reel faiz görünümü yatıyor. Aralık ayında Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) yüzde 0,89 ile tahminlerin altında gerçekleşmesi ve ocak ayı zamlarının beklenen enflasyon verileri dikkate alınarak yapılması, Merkez Bankası’nın elini güçlendiren unsurlar arasında gösteriliyor. Analistler, ocak ayı enflasyonunun geçmiş yıllara kıyasla daha ılımlı gelebileceğini ve yıllık enflasyonun yüzde 30 ve altına inebileceğiniifade ederek, bu durumun yeni bir faiz indirimi için alan yarattığını vurguluyor.

Mevcut ekonomik tabloda, politika faizi ile yıllık TÜFE arasındaki makasın 7 puanın üzerinde seyretmeside dikkat çeken bir diğer veri olarak öne çıkıyor. Bu pozitif reel faiz farkı, Merkez Bankası’nın 22 Ocak’taki toplantıda faiz indirimlerine devam edebileceğine dair öngörüleri destekleyen en güçlü teknik göstergelerden biri olarak değerlendiriliyor.

Kredi faizlerine yansıması nasıl olacak?

Merkez Bankası’nın alacağı kararlar, bankaların fonlama maliyetlerini doğrudan etkilediği için mevduat ve kredi faizleri üzerinde belirleyici bir rol oynuyor. Uzmanlar, politika faizindeki indirimlerin sürmesi halinde, bankaların en önemli fon kaynaklarından biri olan mevduat maliyetlerinin düşebileceğini, bu durumun ise zaman içerisinde kredi faizlerine indirim olarak yansıyabileceğiniaktarıyor.

Piyasalardaki son duruma bakıldığında, ihtiyaç ve konut kredileri ndeki oranlar tüketiciler tarafından yakından takip ediliyor. Güncel verilere göre, ihtiyaç kredilerinde en düşük faiz oranı 12 ay vade seçeneğinde yüzde 2,99 seviyesinde bulunurken, konut kredilerinde ise 120 ay vadede yüzde 2,49 oranı uygulanmaya devam ediyor.

Kritik toplantı takvimi

Piyasaların merakla beklediği faiz kararı için geri sayım sürerken, takvimler netleşmiş durumda. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, yeni yılın ilk Para Politikası Kurulu toplantısını 22 Ocak 2026 Perşembe günü gerçekleştirecek.

Toplantının ardından alınacak karar, aynı günsaat 14.00’tekamuoyuna duyurulacak. Ekonomi yönetimi ve piyasa oyuncuları, açıklanacak metinde yer alacak ifadeleri ve faiz oranındaki değişimi, geleceğe dönük para politikası rotasını anlamak adına dikkatle analiz edecek.