Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından kameraların karşısına geçti.

[](https://twitter.com/eczozgurozel/status/1902337323301531953)

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Özel, Saraçhane’den yaptığı konuşmada, yargının siyasi baskı aracı olarak kullanılmasını eleştirdi ve durumu "darbe girişimi" olarak nitelendirdi.

İmamoğlu ve 106 kişi hakkında gözaltı kararı bir darbe girişimidir

Özel, İmamoğlu ve 106 kişinin gözaltına alınmasının, İstanbul’un iradesine yönelik bir saldırı olduğunu savundu. İmamoğlu’nun 16 milyon İstanbullu tarafından seçilmiş bir belediye başkanı olduğunu belirten Özel, düzenlenen operasyonun kabul edilemez nitelikte olduğunu vurguladı. Özel, hukukun siyasi amaçlarla araçsallaştırılmasına tepki gösterdi ve bu durumu "darbe mekaniği" olarak tanımladı.

CHP lideri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı’nın geçmişte siyasi davalarda alınan kararların bir parçası olduğuna dikkat çekerek, aynı kişinin bugün İstanbul’da adaletin yerini bulması için değil, siyasi amaçlarla hareket ettiğini öne sürdü. Özel, geçmişte aldığı kararlarla tanınan savcının, şimdi muhalefete ve medya mensuplarına karşı bir tehdit unsuru haline geldiğini iddia etti.

Yargı bağımsızlığı ve 31 Mart seçimleri sonrası yaşananlar

Özgür Özel, 31 Mart seçimlerinde Recep Tayyip Erdoğan’ın yenilgiyi hazmedemediğini ifade etti. Erdoğan’ın İmamoğlu karşısında üst üste aldığı yenilgileri sindiremediğini belirten Özel, bu seçim kayıplarının Erdoğan için büyük bir psikolojik yük oluşturduğunu söyledi. Özel, demokrasiye olan inancını yineleyerek, İmamoğlu’nun İstanbul’u kazanmasının Türkiye’yi de kazanmak anlamına geldiğini dile getirdi.

Özel, hükümetin millete karşı devleti kullandığını ve bu yaklaşımın geleceğe zarar verdiğini savundu. Tarihte milletin, devletin karşısına çıktığı her seferde kazandığını vurgulayan Özel, milletin devletle rekabet etmesinin sonuçlarının olumlu olacağını ifade etti. CHP lideri, demokrasinin garanti altına alınması gerektiğine dikkat çekti ve mevcut yönetimin demokrasi treninden indiğini belirtti.

CHP’nin demokrasi mücadelesi ve dayanışma çağrısı

Özgür Özel, CHP’nin demokrasiye verdiği önemi vurgulayarak, duruşlarında değişiklik olmayacağının altını çizdi. Örgütlerinin her yerde direniş göstererek İmamoğlu’na ve demokrasiye destek vereceğini belirten Özel, tüm vatandaşları dayanışmaya davet etti. CHP’nin pazar günü tüm Türkiye’de sandık kurarak adaylarını belirleyeceğini ve demokratik işlem sürecine olan güvenini gösterme niyetinde olduğunu açıkladı.

Özel, katılımcı bir seçim süreci yürüteceklerini ve bu süreçte her görüşten kişinin katılımını beklediklerini ifade etti. Geleceğe yönelik endişelerin artmaması için herkesin demokratik değerlere sahip çıkması gerektiğini belirtti. CHP lideri, partisinin tarihsel mücadele çizgisinden sapmayacağını ve Atatürk’ün gösterdiği yolda ilerlemeye devam edeceklerini vurguladı.

Saraçhane’den konuşan Özel, şunları söyledi:

"Bu ülkenin umudunu çalmak isteyenler, geleceğini çalmak isteyenler, yargı eliyle uzun süredir başlatmış oldukları tacizlerini bugün en hadsiz evresine getirdiler. Günün ilk saatleriyle birlikte 16 milyon İstanbulluya hizmet etmek için İstanbullular tarafından 3 kez üst üste görevlendirilmiş İBB Başkanımız Ekrem İmamoğlu ve 106 arkadaşımız siyaset arkadaşımız, belediyelerimizin çalışanları, bürokratları, bilim insanları, iş insanları çağrıldıklarında gidecekleri bir yere suçlularmış gibi o kötü fotoğrafları vererek çalınan kapıların açılması beklenmeden duvarların üstü nden atlayarak ve karşısındaki her şeyi yıkarak ayıplı bir muameleyle İstanbul’un iradesine saldırdılar. Yapılan iş bir darbedir, bir darbe girişimidir. Bundan haftalar önce bir grup toplantısında bir darbe mekaniğinin işlediğini anlatmıştım. Bunu siyasi bir makamdan yeniden İstanbul’a güya adalet dağıtmak üzere yollanan bir aparat eliyle yapıldığını anlatmıştım." > > > "Bugünün İstanbul Cumhuriyet Başsavıcısı, geçmiş dönemde, hepinizin bildiği 20’ye yakın ve tamamı siyasi davalarda, mahkeme mahkeme gezdirilip istenen, kendisine dikte ettirilen kararların alınmasının sağlandığı bir adalet giyotini, seyyar giyotin olarak gezmiştir. Dünyanın en mobilize hakimiydi, en çok gezdirilen hakimiydi. Sonra ödüllendirildi, siyasi bir makama gitti. Erdoğan’ın diliyle, eskiden bakanlar siyasi, başyardımcıları ve müsteşarlar teknikti. Bu yeni sistemde bakanlar teknik, yardımcıları siyasi diyordu. Ve o siyasi kişilik, hakimler ve savcılar siyasete girdiklerinde milletvekili aday adayı olduklarında bile artık siyasi görüşleri belli olduğundan göreve dönemezken, ülkeyi yöneten kişinin, bir partinin gelen başkanının, siyasi bir makama getirdiği, görev verdiği kişiyi ’sana İstanbul’da ihtiyacım var’ diye buraya geri yollamıştı. Geçmişin seyyar giyotini, burada Cumhuriyet Başsavcısı oldu. 9 Ekim gününden beri adaleti katletmeye, başta partimiz olmaya tüm muhalefete saldırmaya, bunları haber yapanları da suçlu görmeye, tweet atanı beğeni yapanı suçlu görmeye, ifadeye çağırmaya, hapse atmaya, bizleri yıldırmaya ve bıktırmaya çalışıyor." > > > "Bunların sebebi 31 Mart seçimlerinin Recep Tayyip Erdoğan tarafından hazmedilmemiş olmasıdır. Milletin verdiği mesajı almamıştır. Yenilmeyi kabullenememiştir. Güya yenilmezdi, bütün meşrutiyetini sandık tan alıyordu. Her sandık önceden yaptıklarını ibra ediyor, temizliyor, bundan sonra yapacaklarına alan açıyordu. 31 Mart’ta partisinin kurulduğu günden beri ilk kez kaybetti, ikinci parti oldu. Ve ’İstanbul’u kaybeden ülkeyi kaybeder’ dediği İstanbul’u, ’İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır’ dediği İstanbul’u, 3. kez Ekrem İmamoğlu’na kaybetti. Ekrem İmamoğlu onu Beylikdüzü dahil 4 kez üst üste yendi. Ona hiç yenilmedi. Kendini yenilmez gören, artık o gece kaybedendi, CHP 47 yıl sonra birinci partiydi ve karşısında dörttür yenemediği birisi vardı ve İstanbul’u kazanmıştı. O yüzden her gece kendi sesiyle uyanıyor: ’İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır, kaybeden Türkiye’yi kaybeder’. İstanbul’u kaybeden Erdoğan Türkiye’yi kaybedecekti, İstanbul’u kazanan İmamoğlu da Türkiye’yi kazanacaktı. İşte bu ruh hali, psikoloji ve hazımsızlık her şeyi, geldiği her makamı borçlu olduğu milletin kararına hürmetsizliği, saygısızlığı, tanımamayı, öyle ya demokrasi trendi, işine geldiği yere kadar binmişti, işine gelen istasyonda inecekti. Demokrasi treninden indi, darbecilerin safına o istasyonda katıldı. Tayyip Bey’in indiği istasyonda 15 Temmuz darbecileri, Kenan Evren, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde darbeye kalkışmış herkes vardır. Artık onların ruh ikizidir, onların yol arkadaşıdır." > > > "Bu yüzden tercihi bir kez daha milletin karşısına devleti dikmek olmuştur. Bu millet, bu halk devletini sever, saygı duyar, çağırır askere gider, ister vergi verir, evladını şehit verir. Ama devlet, milletin karşısına dikilirse, devletle millet yarışırsa millet kazanır. Daha önce Kenan Evren bu millete bu kişiyi seç dediği nde, sandığın birinde kendi varken onun dediği varken bir sivil adayı seçen milletin feraseti, 15 Temmuz’da o meczuplar ordusuna karşı sandığı ve sandığın seçtiklerini koruyan bu millet, nasıl 31 Mart’ta valiler il başkanı, kaymakamlar ilçe başkanı, Anadolu Ajansı, Cumhur İttifakı Ajansı, TRT AKP’nin televizyonu olmuşken karşımıza devlet dikilmişken millet kazandıysa, milletin adayı Ekrem İmamoğlu kazandıysa, bu sefer de milletin karşısına devleti diken Erdoğan’a karşı bu millet yine kazanacaktır." > > > "Bu millet bütün kazanımlarını, camisinden özgürce okunan ezanın da, dalgalanan bayrağın da, tüm özgürlüklerinin de elindeki tapusunun da diplomasının da banka hesap cüzdanının da Cumhuriyet güven sinde olduğunu bilir." > > > "Elbette 4 gün boyunca örgütlerimizle bütün Türkiye’de ve İstanbul’da, olmamız gereken yerde ve duruşta, en yüksek kararlılık ve dirençte olacağız. Çağrılara uymaya, Ekrem Başkan’a ve demokrasiye destek çıkmaya hepinizi davet ediyorum. Pazar günü 81 il 973 ilçede, mahallelerde kurulacak sandıkları koyacağız. 1 milyon 750 bin üyemizle adayımızı belirleyeceğiz. Ancak yanında 1 sandık daha olacak. Onun yanında 1 sandık daha olacak. O sandık dayanışma sandığıdır. O sandığa oy vermeye her görüşten ama demokrasiden yana olan herkes davetlidir. Bugüne kadarki en demokratik yolla adayımızı belirleyeceğiz, diğer sandıkta ise Cumhuriyete, demokrasiye ve sandığa inanan, o sandığın kendi evladının torununun geleceğinin garantisi olduğuna inanan, bu ülkenin Afganistan, Suriye olmamasına yönelik teminatın da demokrasi olduğunu, böyle yamyamların bir gece sırf kendisine rakip olanın diplomasına çöktükleri gibi canına malına kastedilmesin diye demokrasiye güvenen herkesi sandığa bekliyoruz." > > > "Burada olmaya mücadele etmeye, direnmeye devam edeceğiz. Yol önemlidir, yolcunun başına neyin geldiği değil o yolun varlığı önemlidir. Biz hepimiz o yolun yolcusuyuz. Bizi bu yola bu ülkenin kurtarıcısı Gazi Mustafa Kemal Atatürk çıkardı. Bu yoldan dönenler olur, ölenler olur, ama bu yolun yolcuları tükenmez. Son CHP’li hapse tıkılana, vurulana kadar bu yolun yolcusuyuz. Önderimizin gösterdiği yolda yürümeye devam ediyoruz."