ABD Başkanı Donald Trump, Arizona’nın Phoenix kentinde düzenlenen "Turning Point USA" etkinliğinde, İran ile yürütülen müzakere lerden Küba’ya yönelik politikalara ve İsrail-Lübnan arasındaki ateşkes sürecine kadar pek çok önemli konuda dikkat çeken ifadeler kullandı. Trump, Küba için "70 yıldır beklenen gün yakında gelecek." dedi.
İran ile müzakerelerde sona doğru
İran gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Trump, mevcut ablukanın sona ermesi adına Tahran ile bir anlaşma sağlanması gerektiği konusundaki görüşünü bir kez daha yineledi.
Ayrıca süreç kapsamında, İran’ın elindekizenginleştirilmiş uranyumun ABD’ye getirileceğini iddia eden Trump, nükleer malzeme transferinin anlaşmanın en somut adımlarından biri olacağının sinyalini verdi. Bu açıklamalar, Washington ve Tahran hattındaki diplomatik trafiğin yoğunlaştığı bir dönemde stratejik bir gelişme olarak kayıtlara geçti.
NATO'ya Hürmüz Boğazı tepkisi
Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik dinamiklerine değinirken NATO'yu hedef alan Trump, ittifakın kendisine ulaşarak yardım teklifinde bulunduğunu açıkladı. Ancak bu teklifi reddettiğini belirten Trump, geçmişteki tutumları nedeniyle NATO'ya yönelik sert bir eleştiride bulundu.
Trump, "Onlara iki ay önce yardımlarını kabul edeceğimi ancak artık istemediğimi söyledim; çünkü onlara ihtiyacımız olduğunda hiçbir işe yaramadılar." ifadelerini kullanarak, ittifakın kritik anlarda beklenen desteği sağlamadığını savundu. Bu yaklaşım, ABD’nin küresel güvenlik operasyonları nda tek taraflı hareket etme eğilimini bir kez daha gözler önüne serdi.
Lübnan ve İsrail arasındaki ateşkes
İsrail ile Lübnan arasında sağlanan geçici ateşkesi "benzeri görülmemiş" bir gelişme olarak tanımlayan Trump, bölgenin geleceğine dair iyimser mesajlar verdi. Lübnan halkının zor koşullar altında yaşadığına dikkat çeken Trump,"Lübnan'ı yeniden büyük yapacağız." vurgusu nda bulundu.
Hizbullah ile ilgili güvenlik endişelerinin bir an önce sona ermesini umut ettiğini belirten Trump, söz konusu ateşkes sürecinin İran ile yürütülen diplomatik görüşmelerden tamamen bağımsız olduğunu özellikle vurguladı. Bu ifade, bölgedeki farklı kriz odaklarının birbirinden ayrı mekanizmalarla yönetildiği mesajını taşıyor.
"Küba için yeni bir şafak"
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun 3 Ocak tarihinde ABD tarafından askeri müdahale ile alıkonulduğunu anımsatan Trump, bu hamlenin bölgesel politikalarda yeni bir dönemi başlattığını savundu. Trump, "Çok yakında, bu büyük güç sayesinde 70 yıldır beklenen gün gelecek. Buna,'Küba için Yeni Bir Şafak'deniyor." diyerek, bölgeye yönelik radikal değişim beklentisini dile getirdi.
ABD'nin enerji politikalarına da değinen Başkan, dışa bağımlılığı azaltacak adımlar attıklarını belirtti. Trump, ABD’nin hâlihazırda Rusya ve Suudi Arabistan'ın toplamından daha fazla petrol rezervine sahip olduğunu savunarak, bu üretim kapasitesinin yakın zamanda iki katına çıkacağınıöngördüğünü sözlerine ekledi.