Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı açıklamalarda bölgedeki çatışmalara ve Türkiye'nin dış politika duruşuna değinerek, "Kimse bu Türkiye'ye diz çöktüremeyecek, kazanan barışı savunanlar olacak" mesajını verdi.
"Bölgeyi kuşatan kan ve barut sarmalı"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıda, bölgenin son asrın en meşakkatli günlerinden geçtiğini vurgulayarak söze başladı. İsrail'in kışkırtmalarıyla 28 Şubat'ta İran'a karşı başlatılan savaşın coğrafyayı büyük bir felakete sürüklediğini belirten Erdoğan, "Gözünü kin bürümüş soykırım şebekesi coğrafyamızı büyük bir felakete sürüklüyor." ifadelerini kullandı. Hiçbir günahı olmayan çocukların okul sıralarında füze lerin hedefi olmasının kabul edilemez bir trajedi olduğunu dile getiren Erdoğan, saldırıların yarattığı insani yıkımı sert bir dille eleştirdi.
Saldırıların bölge halkları üzerindeki etkisine değinen Erdoğan, yaşanan acının ortak olduğunu şu sözlerle ifade etti:"Nerede olursa olsun acımasızca öldürülenler bizim kardeşlerimizdir. Son nefeslerini okul sıralarında veren çocuklar bizim yavrularımızdır. Evlat acısıyla yürekleri Kerbela'ya dönen kadınlar bizim annelerimizdir. Bombaların enkaza çevirdiği şehirler bizim şehirlerimizdir." Cumhurbaşkanı, dökülen her damla kanın coğrafyanın ortak geleceğine darbe vurduğunu hatırlatarak uluslararası kamuoyunun dikkatini bu insani krize çekti.
"Kimliklerin ötesindeki ortak acı"
Cumhurbaşkanı, bölgedeki mezhepsel ve etnik ayrıştırma çabalarına karşı birlik çağrısında bulunurken, vurulan her hedefin aslında tüm bölge halkının ortak kaynağı olduğunu söyledi. İsfahan ve Tebriz'de dökülen gözyaşlarının diğer şehir lerden bir farkı olmadığını belirten Erdoğan,"Adımızın Ali olmasının, Mürteza olmasının, Ömer olmasının, Ayşe, Zeynep, Hasan, Hüseyin olmasının ne farkı var? İster İran'da ister Körfez'de olsun vurulan biz değil miyiz?" sorusunu yöneltti. Saldırganların nazarında Şii, Sünni, Türk, Kürt, Arap veya Farisi olmanın bir önem taşımadığını, hedefin doğrudan bölge istikrarı olduğunu vurguladı.
Füzeler ve dronlar tarafından tahrip edilen altyapı tesislerinin kardeş halkların kaynakları olduğunu dile getiren Erdoğan, Türkiye'nin bu süreçteki kararlı duruşunu yineledi."Şundan herkes emin olsun; biz ne kardeşlerimiz ve komşularımız arasında ayrım yaparız ne de kardeşlerimizin acılarına seyirci kalırız." diyen Cumhurbaşkanı, Türkiye'nin hem komşularıyla hem de kardeş bildiği halklarla dayanışma içinde kalmaya devam edeceğini açıkça belirtti. Bu yaklaşımın hem insani bir görev hem de köklü bir devlet geleneği olduğunu ifade etti.
"Eski defterleri açan fitne girişimleri"
Türkiye ve Türk milletinin iyi günde olduğu gibi kötü günde de dostlarının yanında yer alacağını hatırlatan Erdoğan, bölgedeki çatışma ortamını fırsat bilip eski tartışmaları alevlendirmek isteyenlere tepki gösterdi. Bin yıl önceki tartışmaları gündeme taşımanın vahdete değil fitneye hizmet edeceğini söyleyen Erdoğan,"Eski defterleri yeniden açmayı, vahdete değil fitneye hizmet edecek gündem lerin peşine takılmayı asla ve asla doğru bulmadığımızı tekraren vurgulamak mecburiyetindeyim." dedi. Sosyal medya platformları üzerinden yürütülen psikolojik harekatlara karşı toplumun ve bölge halklarının son derece dikkatli olması gerektiğini belirtti.
Siyonizmin bölgeyi hedef alan "böl, parçala, yönet" planlarına lojistik destek verecek her türlü eylemi reddettiklerini açıklayan Erdoğan, kardeş halklar arasındaki kırgınlıkları derinleştirecek hiçbir tartışmanın tarafı olmayacaklarını söyledi. Türkiye'nin dış politikasını barış ve istikrar üzerine kurduğunu belirten Cumhurbaşkanı, bu stratejik çemberden asla sapmayacaklarının altını çizdi. Bu duruşun sadece Türkiye için değil, tüm Ortadoğu ve Körfez coğrafyası için tek kurtuluş yolu olduğunu savundu.
Tavizsiz dış politika ve gelecek vizyonu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin izlediği dış politikanın doğruluğundan emin olduklarını ve bu yolda yürümeye devam edeceklerini şu cümlelerle mühürledi:"Herkes için barış, herkes için istikrar çemberine oturttuğumuz dış politikamızdan geri adım atmayacağız. Türkiye doğru yoldadır, doğru yerdedir, doğru bir politika izlemektedir. Hem kardeş İran halkı hem kardeş Körfez ülkeleri hem de tüm dünya bunun bilincindedir." Muhalefetin eleştirilerine rağmen Türk milletinin ve bölgedeki kardeş halkların Türkiye'nin verdiği mücadelenin farkında olduğunu sözlerine ekledi.
Konuşmasının sonunda Türkiye'nin geleceğine dair olan sarsılmaz inancını dile getiren Erdoğan, her türlü baskı ve saldırıya rağmen ülkenin dik duruşunu sürdüreceğini ifade etti."Göreceksiniz inşallah kazanan Türkiye olacak. Kazanan 86 milyon mensubuyla Türk milleti olacak. Kazanan kardeşlik olacak, barış olacak, barışı savunanlar olacak." diyerek konuşmasını tamamlayan Erdoğan, barışın ancak birlik ve beraberlikle tesis edilebileceği mesajını tüm dünyaya ilan etti.