Nisan ayında beklentileri aşan enflasyon verilerinin ardından küresel finans kuruluşu Citi, Türkiye ekonomisine dair yeni bir değerlendirme raporu yayımladı. ABD-İsrail merkezli savaşın enerji fiyatları üzerindeki etkisiyle zorlaşan dez enflasyon sürecine dikkat çekilen raporda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) olası faiz artırımı kararı için izleyeceği kritik eşikler ve fiyat istikrarı yolundaki belirsizlikler detaylandırıldı.

Citi'nin Kritik Analizi Sonrası Yatırım Stratejinizi Güncelleyin

Orta Doğu'daki gerilimin enerji fiyatlarına etkisi

Citi ekonomisti İlker Domaç tarafından hazırlanan analizde, fiyat istikrarı yolculuğunun mevcut konjonktürde belirsizliklerle dolu bir görünüm sergilediği ifade edildi. Özellikle Orta Doğu’da devam eden savaşın tetiklediği yüksek enerji maliyetlerinin, Türkiye'nin dez enflasyon sürecini zorlaştıran temel makroekonomik faktör olarak öne çıktığı vurgulandı.

Raporda yer alan verilere göre, enerji fiyatlarındaki bu dalgalanma maliyet yönlü baskıları canlı tutuyor. Sektörel bazdaki enflasyon beklentilerinin de fiyat düşüş hızının TCMB tarafından paylaşılan tahminlerden daha yavaş gerçekleşebileceğine işaret ettiği kayd edildi. Bu durumun, hedeflenen enflasyon patikası ndan sapma riskini beraberinde getirdiği belirtiliyor.

Döviz kuru politikasının dez enflasyon sürecindeki rolü

İlker Domaç, hazırladığı raporda sadece döviz kurundaki istikrarın beklentileri yönetmek adına yeterli olmayabileceğine dikkat çekti. Para birimindeki hareketlerin tek başına çıpalama işlevi görmesinin güçleştiğini belirten ekonomist, sürece rekabetçilik endişelerinin de eşlik ettiğinin altını çizdi.

Ham Petrol

Analizde, dez enflasyon hedefleriyle uyumlu bir yol haritası için para birimindeki değer kaybı hızında yapılacak bir ayarlamanın yanı sıra, faiz artışının da bir seçenek olarak masada durduğu ifade edildi. Mevcut ekonomik tabloda kur ve faiz dengesinin hassas bir noktada bulunduğu aktarıldı.

Merkez Bankasının sıkılaşma adımları için iki ana koşul

Citi analizine göre, TCMB’nin doğrudan bir sıkılaşma veya ek faiz artışı kararı alması için iki temel göstergeyi yakından takip edeceği öngörülüyor. Raporda bu koşullardan ilki olarak, merkez bankası rezervleri üzerindeki baskının sürdürülebilir bir yapıya bürünmesi gösterildi.

Değerlendirmede yer alan ikinci kritik eşik ise yurt içi yerleşiklerin finansal davranışlarına dayandırıldı. Banka, mevduat tercihlerinde ve tasarruf eğilimlerinde belirgin bir değişim yaşanmasının para politikasındaki olası bir sertleşme için belirleyici olacağını kaydetti. Raporda fiyat istikrarına giden yolun bu dinamiklerin yönetilmesine bağlı olduğu şu ifadelerle özetlendi:

"Türkiye'nin fiyat istikrarı yolu belirsizliklerle dolu bir görünüm sergiliyor."