Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan "İstatistiklerle Gençlik 2025" araştırması sonuçlarına göre, Türkiye'nin genç nüfusu 12 milyon 708 bin 348 kişi olarak kayıtlara geçti. Toplam nüfusun yüzde 14,8'ini oluşturan 15-24 yaş grubundaki bu nüfusun yüzde 51,2'sini genç erkekler, yüzde 48,8'ini ise genç kadınlar oluşturuyor. Türkiye’nin genç nüfus oranının, Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülkenin ortalaması olan yüzde 10,7'den oldukça yüksek olduğu görülürken, dünya ortalaması olan yüzde 15,6'nın ise altında kaldığı saptandı.

Gelecek projeksiyonlarında nüfus yapısında değişim beklentisi

TÜİK verilerine göre, Türkiye'nin genç nüfus oranında gelecek yıllarda bir azalma eğilimi öngörülüyor. Yapılan tahminlere göre genç nüfus oranının 2030 yılında yüzde 14,8 seviyesini koruyacağı, ancak 2040'tayüzde 12,2'ye, 2060'tayüzde 10,3'e ve 2080 yılında ise yüzde 8,8'e kadar gerileyeceği tahmin ediliyor. 2100 yılı için öngörülen oran ise yüzde 9,6 olarak belirlendi.

Doğurganlık hızındaki düşüşe dayalı senaryolar, bu tablonun daha da gerileyebileceğine işaret ediyor. Düşük doğurganlık senaryosuna göre genç nüfusun 2080 ve 2100 yıllarında yüzde 7,2 seviyesine kadar inebileceği hesaplanırken; doğurganlığı artırıcı önlemlerin etkili olduğu yüksek senaryoda ise 2100 yılındaki oranın yüzde 11,4 seviyesinde kalabileceği öngörülüyor.

Bölgesel farklılıklar ve küresel kıyaslamalar

Türkiye genelinde genç nüfus oranının en yüksek olduğu ilyüzde 20,4 ile Şırnak oldu. Şırnak'ıyüzde 20 ile Hakkarive yüzde 19,8 ile Siirt takip etti. Buna karşılık, genç nüfus oranının en düşük olduğu iller ise sırasıyla yüzde 11,7 ile Balıkesir, yüzde 11,9 ile Orduve yüzde 12 ile Muğla olarak listelendi.

Yatırımlarınıza Güç Verin

Uluslararası alanda yapılan kıyaslamalarda Türkiye, AB ülkeleri arasında en yüksek genç oranına sahip İrlanda (yüzde 12,7), Hollanda (yüzde 12,2) ve Danimarka'yı (yüzde 12,2) geride bıraktı. AB bünyesinde genç nüfus oranının en düşük olduğu ülkeler ise Malta, Bulgaristan ve Litvanya olarak kayıtlara geçti.

Eğitim öncelikli göç hareketliliği

İç göç istatistikleri, 2024 yılında en büyük hareketliliğin 15-24 yaş grubunda yaşandığını ortaya koydu. Gençlerin yer değiştirme nedenleri arasında eğitim ilk sırada yer alıyor. Verilere göre 448 bin 826 genç eğitim amacıyla göç ederken, 102 bin 660 kişi iş bulmak veya işe başlamak, 79 bin 831 kişi ise hane fertlerine bağımlılık nedeniyle göç etti.

Yükseköğretimdeki net okullaşma oranı ise 2024-2025 öğretim yılında yüzde 46,3 olarak gerçekleşti. Bu alandaki cinsiyet dağılımı dikkat çekici bir farklılık gösterdi; erkeklerde okullaşma oranı yüzde 39,9 iken, kadınlarda bu oran yüzde 53’e ulaştı. Ayrıca gençlerin yüzde 73'ü aldıkları eğitimden memnun olduklarını belirtti.

İş gücü piyasasında gençlerin konumu

2025 yılı itibarıyla gençlerde iş gücüne katılma oranı yüzde 47,6'ya yükseldi. Bu oran erkeklerde yüzde 60,1, kadınlarda ise yüzde 34,3 olarak saptandı. Genç işsizlik oranında ise bir önceki yıla göre iyileşme görülerek oran yüzde 15,3'e geriledi. İstihdam edilen gençlerin sektörel dağılımında hizmet sektörü yüzde 57,9 ile aslan payını alırken, sanayi yüzde 30,5 ve tarım yüzde 11,6 paya sahip oldu.

Çalışan gençlerin yüzde 75,5'inin işinden memnun olduğu, ancak kazanç memnuniyetinin yüzde 52 seviyesinde kaldığı görüldü. Diğer yandan, ne eğitimde ne de istihdamda olan gençlerin (NEET) oranı 2025 yılında yüzde 23,3'e yükseldi. Bu kategoride genç kadınların oranı yüzde 30,9 ile genç erkeklerin (yüzde 16,3) oldukça üzerinde seyretti.

Yaşam memnuniyeti ve sosyal göstergeler

Genç nüfusun mutluluk düzeyi, genel yetişkin nüfusa göre daha yüksek çıktı. 18-24 yaş grubundaki gençlerin yüzde 54,4'ü kendini mutlu olarak tanımlarken, sağlık durumu memnuniyeti yüzde 87,2 ile oldukça yüksek bir seviyede gerçekleşti. Gençlerin en büyük mutluluk kaynağı yüzde 38,8 ile sağlık olurken, bunu başarı ve para takip etti.

Sosyal hayata ve güvenliğe ilişkin veriler ise farklı gerçekleri ortaya koydu. 2024 yılı kadına yönelik şiddet araştırması sonuçlarına göre, son 12 ayda en fazla şiddete maruz kalan grubun 15-24 yaş aralığındaki genç kadınlar olduğu belirlendi. Bu gruptaki kadınlar en çok yüzde 15,2 ile psikolojik şiddete maruz kalırken, dijital şiddet, ısrarlı takip ve ekonomik şiddet diğer öne çıkan türler oldu.