Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı canlı yayında Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin küresel tedarik zincirindeki kırılmaları tetiklediğini ve bu durumun normale dönmesinin aylar alacağını belirtirken, Türkiye'nin uyguladığı proaktif politikalar ve eşel mobil sistemi sayesinde akaryakıt fiyatlarındaki aşırı yükselişin engellendiğini ifade etti.

Hürmüz Boğazı'ndaki durumun küresel ekonomiye etkileri

Bakan Mehmet Şimşek, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana yaşanan en büyük ekonomik şokla karşı karşıya kalındığını vurgulayarak, özellikle Hürmüz Boğazı gibi kritik üretim ve tedarik merkezlerindeki istikrarsızlığın küresel ekonomiyi derinden sarstığını dile getirdi. Bölgede sağlanan ateşkesin memnuniyet verici bir gelişme olduğunu kaydeden Şimşek, ancak bu olumlu tabloya rağmen tedarik zincirinde meydana gelen hasarların onarılmasının ve savaş öncesi verilere dönülmesinin en iyimser tahminle aylar süreceğini aktardı.

Yaşanan krizin maliyetleri ve hammadde fiyatlarını yukarı çekmesiyle küresel enflasyon beklentilerinin arttığına dikkat çeken Şimşek, "petrol şoku" olarak nitelendirilen bu durumun pek çok ülke için büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize etmeyi zorunlu kıldığını ifade etti. Bakan, doların dünya genelinde güç kazanmasının bu dönemin en belirgin özelliklerinden biri olduğunu ve krizin sürmesi durumunda küresel bir resesyon riskininkapıda olduğunu sözlerine ekledi.

Türkiye ekonomisinin şoklara karşı dayanıklılığı ve proaktif yaklaşım

Türkiye’nin savaşın yaşandığı bölgeye yakınlığına ve ciddi bir petrol ithalatçısı olmasına rağmen süreci başarıyla yönettiğini belirten Şimşek, ülkenin diğer gelişmekte olan piyasalara kıyasla daha dirençli bir performans sergilediğini vurguladı. Savaşın başlamasıyla birlikte risk analizlerini yaparak hızlıca önlemler aldıklarını ifade eden Bakan, geçen yıl uygulanan ekonomik programın şoklara karşı rüştünü ispat ettiğini ve piyasa işleyişini önceliklendiren bir yönetim anlayışı sergilediklerini aktardı.

USD/TRY+%0,01 CL+%1,57 XU 100+%0,99

Yaşanan krizin süresiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Şimşek, çatışmaların başlangıçta öngörülen süreyi aşarak bir buçuk aya yakın sürdüğünü ancak bu durumun 45 günün altında kalmasının kritik bir eşik olduğunu belirtti. Bölgedeki risk fiyatlamasının gerilemeye başladığını verisk iştahının yeniden dönme ihtimalinin bulunduğunu söyleyen Bakan, ateşkesin kalıcı bir anlaşmaya dönüşmesinin küresel beklentileri hızlı bir şekilde olumluya çevireceğini savundu.

Eşel mobil sistemi ve akaryakıt fiyatlarındaki sınırlama

Enerji fiyatlarındaki artışın vatandaşlara yansımasını önlemek adına devreye alınan mekanizmalara değinen Bakan Şimşek, Türkiye'nin proaktif yaklaşımı sayesinde benzin ve mazot fiyatlarındaki yükselişin sınırlandırıldığını açıkladı. Özellikle eşel mobil sisteminin önemine dikkat çeken Şimşek, bu sistem uygulanmasaydı fiyatların çok daha yüksek seviyelere ulaşacağını verilerle ortaya koydu.

Bakan Şimşek, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Eşel mobil sistemini devreye sokmamış olsaydık bugün mazotun litre fiyatı 103 TL, benzinin ise 78 TL seviyelerinde olacaktı. Ancak şu an itibarıyla benzinin fiyatı 64 TL seviyesinde seyrediyor." ifadelerini kullandı. Türkiye’nin makroekonomik politikalarındaki istikrarın ve güçlü dengelerinin, küresel borsalardaki düşüş lere rağmen Borsa İstanbul'unçok daha dayanıklı durmasını sağladığını da sözlerine ekledi.