Amerika Birleşik Devletleri'nde tüketici enflasyonu Mayıs ayında son üç yılın en yüksek seviyesine ulaşarak ekonomik dengeler üzerinde yeni bir baskı unsuru oluşturdu. ABD Çalışma Bakanlığı tarafından paylaşılan resmi verilere göre, tüketici fiyatları Mayıs döneminde yıllık bazda yüzde 4,2 oranında artış kaydetti. Piyasa beklentileri doğrultusunda gerçekleşen bu yükseliş, ülkede enflasyonun üst üste üçüncü ayda da ivme kazandığını ortaya koydu.
Küresel enerji krizinin tedarik zincirine etkileri
Uzmanlar ve ekonomistler, piyasalarda yaşanan bu yukarı yönlü hareketliliğin temel kaynağı olarak enerji maliyetlerindeki sert yükselişleri gösteriyor. İran'ın stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nı kapatma kararının ardından küresel petrol arzının yaklaşık beşte birinin bu durumdan olumsuz etkilendiği belirtiliyor. Bu gelişme, petrol ve akaryakıt fiyatlarında çok hızlı bir artış grafiğini beraberinde getirdi. ABD Enerji Enformasyon İdaresi verileri de bu tabloyu destekler nitelikte; ülkede benzinin galon fiyatı Nisan ayının ortalarında ortalama 4,04 dolar seviyesinde seyrederken, Mayısortası itibarıyla 4,49 dolara kadar tırmandı.
Yaşanan bu maliyet artışları yalnızca bireysel sürücülerin cüzdanına yansımakla kalmadı, aynı zamanda dev lojistik ağlarını da doğrudan vurdu. Dizel yakıt maliyetlerindeki artışın ardından UPS ve Fed Exgibi sektör devi taşımacılık şirketleri, operasyonel sürdürülebilirliği korumak adına müşterilerine yönelik yeni yakıt ek ücretleri uygulamaya koymak durumunda kaldı.
Temel tüketim maddelerinde fiyat artışları sürüyor
Taşımacılık ve lojistik hatlarında ortaya çıkan ek maliyetler, kısa süre içinde perakende noktalarına ve market raflarına da sirayet etti. Gıda fiyatlarında Nisan ayında aylık bazda yüzde 0,7'lik bir artış gözlenirken, yıllık bazdaki fiyat yükselişi yüzde 2,9 seviyesine ulaştı.
Bununla birlikte, ekonomi yönetiminin yakından takip ettiği gıda ve enerji gibi değişken unsurların dışarıda bırakıldığı çekirdek enflasyon verilerinde de tırmanış sürüyor. Nisan döneminde yüzde 2,8 olarak ölçülen yıllık çekirdek enflasyon, Mayıs ayında yüzde 2,9 seviyesine yükseldi. Aylık bazdaki çekirdek fiyat artışı ise yüzde 0,2 olarak kayıtlara geçti. Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed) para politikası kararlarında referans aldığı bu kritik gösterge, fiyat baskılarının sadece geçici enerji şoklarıyla sınırlı kalıp kalmadığını, ekonominin geneline yayılma eğiliminde olup olmadığını anlamak açısından büyük bir önem barındırıyor.
Hizmet sektöründeki katılık ve gümrük vergilerinin yansımaları
Ekonomi çevrelerinde endişe uyandıran bir diğer parametre ise yapısal olarak enerji fiyatlarından doğrudan etkilenmeyen bazı hizmet kollarındaki fiyat katılığı olarak öne çıkıyor. Özellikle araç tamiri, diş tedavisi ve çeşitli sosyal hizmet sektörlerinde maliyetlerin yüksek seyrini koruması, enflasyonist baskıların kalıcı bir yapıya bürünebileceğine dair soru işaretlerini artırıyor. Her ne kadar ücret artışlarının görece sınırlı kalması, şirketlerin fiyat etiketlerini daha da yukarı çekme zorunluluğunu hafifleten bir unsur olarak değerlendirilse de uzmanlar, çekirdek enflasyonun hâlâFed'inyüzde 2 olan uzun vadeli hedefinin belirgin şekilde üzerinde seyrettiğini vurguluyor.
Tüm bunlara ek olarak, Trump yönetiminin 2025 yılında uygulamaya koyduğu kapsamlı gümrük vergilerinin de belirli sektörlerde maliyet yükü oluşturmaya devam ettiği ifade ediliyor. Bu durumun belirgin bir örneği olarak giyim ürünlerinde fiyatlar Nisan ayında aylık yüzde 0,6 artarken, yıllık bazdaki yükseliş trendi yüzde 4,2'ye ulaştı. Benzer şekilde, yüksek yakıt maliyetlerinin havayolu bilet fiyatlarını yukarı çekmesi de çekirdek enflasyon üzerindeki baskıyı diri tutan bir diğer faktör olarak öne çıkıyor.