Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından yapılan başvurunun reddedilmesine ilişkin hukuki gerekçelerini kamuoyuyla paylaştı. Kurul, yargı kararlarını inceleme yetkisinin münhasıran ilgili mercilere ait olduğunu vurgulayarak, YSK'nın bir temyiz makamı ya da iddiaları tespit etme merci olmadığını net bir dille karara bağladı.
Kurulun görev alanı sınırları
Yüksek Seçim Kurulu, ana muhalefet partisinin başvurusunu değerlendirdiği inceleme sonucunda, yargı kararlarının denetimi konusunda yasal sınırlarına dikkat çekti. Alınan kararda, mahkeme hükümlerinin denetlenmesinin YSK'nin yasal yetki alanının dışında kaldığı açıkça ifade edildi.
Kurul, karar metninde konuya ilişkin hukuki çerçeveyi çizerken, açıklamaların dayanağını şu net ifadelerle ortaya koydu:
"Mahkeme kararını yetkili merci inceler, YSK temyiz mercii değildir. İddiaların tespitine yönelik YSK'nın görevi yoktur."
Geçmiş döneme ait kongre süreçleri
Gerekçeli kararın detaylarında, CHP’nin başvurusuna konu olan mahkeme kararının niteliği ve hangi dönemi kapsadığı da detaylı bir biçimde ele alındı. YSK, söz konusu adli kararın mevcut veya ileride yapılacak bir parti içi seçim sürecini kapsamadığını tespit etti.
Kararda, hukuki durumun mevcut seçim takvimleri üzerindeki etkisi değerlendirilirken şu ifadelere yer verildi:
Bölge adliye mahkemesi kararı, devam eden bir kongre veya kurultaya ait değil, daha önce yapılmış olan kongre ve kurultaylara ilişkindir. Bu nedenle YSK tarafından seçim iş ve işlemlerinin yürütülmesine ya da devamına yönelik bu aşamada alınması gereken bir karar da bulunmamaktadır”