2025 yılında devreye alınan 2 bin 141 megavatlık yeni kapasiteyle birlikte, Türkiye'de rüzgar enerjisi toplam kurulu gücü 15 bin 934 megavata ulaşarak tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı.
Kurulu güç kapasitesi sıçradı
Türkiye'de yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik yatırımlar, Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) tarafından açıklanan son verilerle yeni bir boyuta taşındı. 2025 yılı boyunca gerçekleştirilen yoğun çalışmalar ve devreye alınan projeler neticesinde, rüzgar enerjisi kurulu gücü 2 bin 141 megavatlıkbir artış gösterdi. Bu ivme ile birlikte, 2026 yılı Ocak ayı itibarıyla ülkenin toplam rüzgar enerjisi kapasitesi resmi olarak 15 bin 934 megavat seviyesine yükselmiş oldu.
Sektörün sergilediği bu istikrarlı büyüme performansı, Türkiye'ninenerji arz güvenliği açısından rüzgar santrallerinin ne denli kritik bir rol oynadığını bir kez daha kanıtladı. Yenilenebilir enerji hedefleri doğrultusunda atılan bu adımlar, yerli kaynakların enerji portföyündeki payını artırırken, sektör temsilcileri önümüzdeki yıllarda yatırım hacminin daha da genişleyeceğini öngörüyor.
Zirvede İzmir var
Rüzgar enerjisi yatırımlarının Türkiye coğrafyasındaki dağılımı incelendiğinde, Marmara Bölgesi toplam 6 bin 968 megavatkurulu güç ile listenin ilk sırasındaki yerini korudu. Marmara'yı, 4 bin 495 megavatkapasiteye sahip olan Ege Bölgesi takip ederken, İç Anadolu Bölgesi ise 1733 megavatkurulu güçle üçüncü sırada yer aldı. Bu veriler, rüzgar potansiyelinin yüksek olduğu batı bölgelerinin sanayi ve enerji ihtiyacını karşılamada lokomotif görevini sürdürdüğünü gösterdi.
Şehir bazında bakıldığında ise İzmir, 2 bin 307 megavatrüzgar enerjisi kapasitesiyle Türkiye'nin bu alandaki lider kenti olma unvanını sürdürüyor. Listenin devamında 1556 megavat ile Çanakkale ikinci, 1552 megavat ile Balıkesir üçüncü sırada yer alırken; İstanbul 954 megavat ve Manisa 780 megavatkapasiteleriyle rüzgar enerjisi ekosisteminde üst sıralarda konumlanan diğer önemli iller oldu.
"Süper İzin"
TÜREB Başkanı İbrahim Erden, 2025 yılının sadece rakamsal bir büyümeden ibaret olmadığını, aynı zamanda yatırım süreçlerini hızlandıran reformlarla anılacağını vurguladı. Erden, özellikle sektörde "Süper İzin" olarak adlandırılan ve bürokratik süreçleri minimize eden düzenlemenin yatırımcılar için büyük bir kol aylık sağladığını ifade etti. Bu düzenleme sayesinde projelerin onay ve inşaat aşamalarının daha verimli bir zemine oturtulduğu belirtildi.
Bunun yanı sıra YEKA RES-2025 yarışmalarının, enerji sektöründeki aktörlere daha öngörülebilir ve güvenli bir yatırım modeli sunduğu dile getirildi. Bu stratejik yaklaşımın, uzun vadeli enerji planlaması için sağlam bir çerçe ve oluşturduğu ve Türkiye'nin uluslararası yatırım arenasındaki cazibesini artırdığı üzerinde duruldu.
2035 yılı için vizyoner enerji hedefleri
Türkiye'nin gelecek on yılı kapsayan enerji stratejisinde rüzgar ve güneş enerjisi yatırımları en merkezi noktada bulunuyor. TÜREB Başkanı İbrahim Erden, hâlihazırda toplam rüzgar ve güneş kurulu gücünün 40 bin megavatbarajını aştığını hatırlatarak, 2035 yılına kadarbu toplam kapasitenin 120 bin megavataçıkarılmasının hedeflendiğini duyurdu. Bu büyük dönüşümün, Türkiye’nin enerji bağımsızlığı yolunda attığı en somut adımlardan biri olduğu kayd edildi.
Bu vizyon çerçevesinde, her yıl ortalama 2 bin ila 2 bin 500 megavat arasında yeni kapasite tahsisi yapılması planlanıyor. Bu sürdürülebilir büyüme temposunun, sadece enerji üretimini artırmakla kalmayacağı, aynı zamanda finans sektörünüde daha rekabetçi hale getirerek uzun vadeli yatırım araçlarını destekleyeceği öngörülüyor.