Türkiye perakende sektöründe toparlanma beklentisi 2027 yılına ertelenirken tax free işlem adetleri yaklaşık %9 geriledi.

Bölgesel çatışmaların tetiklediği lojistik aksaklıklar ve yabancı turist harcamalarındaki erozyon, sektörün önünü kapatmaya devam ediyor. BIST’te perakende ve otomotiv hisselerini takip eden yatırımcılar için bu tablo, iç tüketimin toparlanma takviminin öngörülenden uzağa çekildiğine işaret ediyor.

Bölgesel riskler hesapları değiştirdi

ECE Türkiye Genel Müdürü Semet Yolaç Canlıel, ekonomim.com’a verdiği röportajda sektördeki dönüşümü açık bir dille ortaya koydu. Yolaç Canlıel, "Pandemi öncesinde başlayan projeler bugün tamamlanıyor." dedi; ancak bölgesel gelişmelerin tüm hesapları değiştirdiğini ve toparlanma beklentilerini 2027’ye ertelediklerini ekledi. ABD-İran çatışmasının uzaması ve Kızıldeniz’deki lojistik aksaklıklar, perakende tedarik zinciri üzerindeki baskıyı artırıyor.

Yabancı turist harcamalarındaki gerileme özellikle tax free kanalını vurdu. Rus turistlerin harcamaları belirgin biçimde azalırken İranlı ziyaretçiler hâlâ neredeyse tamamen piyasadan çekilmiş durumda. Bu tablo, turizme bağlı perakende gelirinin kısa vadede toparlanma kapasitesini ciddi biçimde kısıtlıyor.

Otomotiv sektöründeki çöküş alarm veriyor

Otomotiv cephesinde tablo daha da sert. Temmuz ayı satışları geçen yılın aynı dönemine kıyasla %25’in üzerinde küçülerek 80.786 adede geriledi. BDDK’nın taşıt kredisi matrahlarını yaklaşık dört yıldır güncellemediği belirtiliyor; bu durum hem kredi kullanan hem de kullanmayan alıcıları aynı anda piyasanın dışına itiyor.

Otomotiv editörü Emre Özpeynirci konuyu şöyle özetledi: "Otomobil almak isteyen ancak yeterli nakdi bulunmayan tüketici krediye erişmekte zorlanırken, nakdi bulunan tüketicilerin de alım kararını ertelediği bir durum ortaya çıkıyor." Düzenleyici çerçevede bir güncelleme yapılmadığı sürece bu kısır döngünün kırılması güç görünüyor.

AVM’ler deneyim merkezine dönüşüyor

Alışveriş merkezlerinde ise ziyaretçi davranışı köklü bir biçimde değişiyor. Tüketiciler, ürün satın almak yerine sosyalleşmek ve deneyim yaşamak amacıyla AVM’lere yöneliyor. Restoran ve eğlence alanları büyürken ürün bazlı harcamalar görece geriliyor. Eylül 2026’da İstanbul’da dört yeni AVM’nin (Çekmeköy Park ve diğerleri) açılması planlanıyor; bu yeni arz artışı, talep yavaşlamasının sürdüğü bir ortamda arz-talep dengesini daha da zorlayabilir.

Global tabloya bakıldığında bu resim yalnızca Türkiye’ye özgü değil. Almanya’da Haziran ayı perakende satışları aylık bazda %1,1 gerileyerek piyasa beklentisinin (-%0,5) belirgin altında kaldı; Euro Bölgesi’nde de perakende satışlar aynı ayda gerileme kaydetti.

Makro baskılar ve önümüzdeki süreç

Türkiye’de tüketici harcamaları, enflasyonun %30 civarında seyretmesi ve kredi koşullarının sıkı kalmasıyla ikili bir baskı altında bulunuyor. Dolar/TL, bugün bankalararası piyasada önceki kapanışın %0,2 üzerinde 47,6990 seviyesinden işlem görüyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın sıkı para politikasını sürdürmesi, kredi kanalı üzerinden iç talebi dizginlemeye devam ediyor. BIST 100 endeksi ise 10 Ağustos itibarıyla seans içinde yaklaşık 13.798 puan civarında işlem görüyor; teknik analistler 13.900-14.000 puan aralığını kritik direnç olarak izliyor.

Dış dinamiklerde Fed’in tutumu belirleyici olmaya devam edecek. ABD ekonomisinin Temmuz’da 23.000 kişilik net iş kaybı yaşaması, Fed’in 16 Eylül 2026 toplantısında faizi sabit tutma olasılığını %56’ya taşıdı; bu beklenti doların seyrini ve dolayısıyla TL üzerindeki baskıyı doğrudan etkiliyor. TÜİK’in açıklayacağı Ağustos dönemi perakende satış verisi, iç talebin gerçek yönü konusunda en somut gösterge niteliği taşıyacak ve yatırımcıların gündeminde birincil sırada yer alacak.