Sağlık Bakanlığı, Türkiye'de sigara kullanım oranlarını düşürmek amacıyla Japonya'daki denetim modelini Türkiye'ye uyarlamaya hazırlanıyor. Sağlık Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Şuayip Birinci, Endonezya'nın ardından dünyanın en çok sigara içilen ikinci ülkesi konumunda bulunan Türkiye'de, satışların kimlik doğrulamasıyla yapılmasının planlandığını duyurdu.
Japonya modeli Türkiye'ye uyarlanıyor
Bakanlık tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, özellikle gençlerin tütün ürünlerine erişimini kısıtlamak amacıyla Japonya'da uygulanan sert denetim mekanizmaları mercek altına alındı. Japonya’da sigara satın almak isteyen bireylerin 20 yaş ve üzerinde olduğunu resmi belgelerle kanıtlaması zorunluluğu bulunurken, otomatlardan yapılan satışlarda ise TASPO adı verilen özel kimlik doğrulama kartları kullanılıyor.
Tütün Sektörüne Göz Atın
Sağlık Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Şuayip Birinci, tütünle mücadelede yeni bir strateji izleyeceklerini belirterek bu konudaki planlarını şu sözlerle aktardı:
"Sigara Japonya’da en büyük sorunlardan biriydi. Japonlar artık sigarayı kimlikle veriyor insanlara. Bizim de planlarımızdan birisi bu."
Söz konusu modelin hayata geçirilmesiyle birlikte, Türkiye genelindeki satış noktalarında yaş sınırının dijital altyapı ve kimlik bilgileri üzerinden sıkı bir şekilde kontrol edilmesi hedefleniyor. Bu adımın, kayıt dışı ve denetimsiz satışların önüne geçmesi nde kritik bir rol oynaması bekleniyor.
Tütün tüketimi alarm veriyor
Türkiye’deki mevcut tabloyu "alarm seviyesi" olarak nitelendiren Doç. Dr. Şuayip Birinci, ülkenin küresel ölçekteki konumuna dair çarpıcı veriler paylaştı. Türkiye’nin Endonezya’dan sonraen çok sigara tüketilen ülke olduğunu vurgulayan Birinci, kişi başına düşen günlük tüketim miktarının ortalama 17 dal seviyesinde olduğunu kaydetti.
Tüketimin düşürülmesi nde en güçlü aracın ekonomik düzenlemeler olduğuna işaret eden Bakan Yardımcısı Birinci, Türkiye'nin sigara fiyatları bakımından dünyada 108’inci sırada yer aldığını, dolayısıyla en ucuz ülkelerden biri konumunda bulunduğumuzu ifade etti. Fiyat politikasının tüketim alışkanlıkları üzerindeki doğrudan etkisine değinen Birinci, dolaylı anlatımla; gelişmiş ülkelerde yapılan yüzde 4’lük, gelişmekte olan ülkelerde ise yüzde 10’luk bir zammın sigara kullanımını yaklaşık yüzde 7-8 oranında azalttığını belirtti.
Fiyat artışının caydırıcılığına dair teknik verileri paylaşan Birinci, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Sigara fiyatı konusunda en ucuz ülkelerden biriyiz. Dünyada 108’inci sıradayız. Gelişmiş ülkelerde yüzde 4, gelişmekte olan ülkelerde yüzde 10 zam yaptığınız zaman yüzde 7-8 civarında sigara kullanımı azalıyor. Yani en etkili şey aslında fiyat. Siz hangi politik ayı belirlerseniz belirleyin fiyat artarsa sigara içen yüzde 2,1 azalıyor. Toplam tüketim miktarı da yaklaşık 3,8-4 oranında azalıyor."
Elektronik sigara kullanımındaki gizli tehlike
Bakanlık gündemindeki bir diğer önemli başlık ise son yıllarda yaygınlaşan elektronik sigara kullanımı oldu. Bu ürünlerin kamuoyuna yansıtıldığı gibi zararsız olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Şuayip Birinci, elektronik sigaranın tütün bağımlılığına geçişte bir köprü görevi gördüğüne dair uyarılarda bulundu.
Elektronik cihazların özellikle gençler üzerinde yarattığı yanılsamaya değinen Birinci, bu ürünlerin pazarlanma stratejilerinin toplumsal bir tuzak olduğunu belirtti. Birinci, elektronik sigara kullanımının tütün ürünlerine başlama oranını 3 kat artırdığını ifade ederek konuya dair şu kritik açıklamayı yaptı:
"Ne yazık ki elektronik sigara, sigarayı başlamayı 3 kat artırıyor. Onu masumlaştıran, az zararlı gibi kavramlarla onu pazarlayan firmaların bizi nasıl bir tuzağa çektiğini söylemek için özellikle değiniyorum."
Bu açıklamalar ışığında, Sağlık Bakanlığının önümüzdeki süreçte hem fiyat politikaları hem de satış denetimleri noktasında Japonya örneği üzerinden daha sert yaptırımları devreye alması bekleniyor. Yeni stratejinin temel odak noktasını, tütün ürünlerini "masumlaştıran" söylemlerle mücadele ve teknolojik altyapıyla desteklenen kimlik denetimleri oluşturuyor.