Türkiye’de halk sağlığını korumak ve tütün kullanımını azaltmak amacıyla sürdürülen çalışmalarda “ikinci faz” olarak adlandırılan yeni bir dönem için hazırlıklar hız kazandı. AK Parti ve hükümetin uzun süredir üzerinde titizlikle çalıştığı yeni düzenleme paketi ile mevcut kapalı alan yasaklarının sınırlarının genişletilmesi hedefleniyor. Gündemdeki taslak çalışmaya göre; yasakların kapsamı yalnızca kapalı mekanlarla sınırlı kalmayarak park, plaj, otobüs durakları, bina girişleri ve kafe terasları gibi açık kamusal alanlarıda içine alacak şekilde güncellenecek.

Kamusal açık alanlarda yeni kısıtlamalar yolda

Hükümet kanadından gelen bilgilere göre, üzerinde çalışılan yasal düzenleme ile kamusal alanlarda sigara kullanımının ciddi oranda sınırlandırılması ve dumansız hava sahasının genişletilmesi amaçlanıyor. Sabah Gazetesi'nde yer alan habere göre, bu genişletme çalışması özellikle vatandaşların yoğun olarak bulunduğu ve çocukların etkilenebileceği açık alanları hedef alıyor. Planlanan düzenlemenin hayata geçmesi durumunda; parklar, plajlar, yürüyüş yolları, bina girişleriveotobüs durakları gibi noktalarda sigara içmek kısıtlanacak.

Ayrıca sosyal hayatın önemli bir parçası olan yeme-içme mekanlarına yönelik de yeni standartlar getirilmesi masada bulunuyor. Restoran ların açık bölümleri ilekafe teraslarıgibi alanların da yasak kapsamına alınması planlanıyor. Yapılacak bu düzenlemelerle birlikte, yarı açık mekan tanımlarının yeniden yapılması, pasif içiciliğien aza indirecek mesafe kurallarının belirlenmesi ve tütün ürünlerinin kamusal alandaki görünürlüğünün azaltılması hedefleniyor.

Elektronik sigara ve yeni nesil ürünler de kapsama alınıyor

Hazırlıkları süren düzenleme sadece klasik tütün ürünlerini değil, son yıllarda kullanımı artan yeni nesil ürünleride kapsıyor. Yapılan çalışmalarda, elektronik sigarada dahil olmak üzere tüm tütün türevi ürünlerin açık alanlarda tüketiminin kısıtlanacağı ifade ediliyor. Türkiye’de hâlihazırda 24 Şubat 2020 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararı gereği, elektronik sigara ve benzeri ürünlerin ticari amaçla ithalatı yasaklanmış durumda.

Mevcut yasal çerçeveye göre, Türkiye’de bu ürünlerin ticari satışı ve pazarlaması resmen yapılamıyor. Ancak tüketiciler, yurt dışından gelirken kendi şahsi kullanımları için 10 adet tek kullanımlıkelektronik sigarayı ülkeye sokabiliyor. Yeni düzenleme paketiyle birlikte, bu ürünlerin kamusal alanlardaki kullanımına dair denetimlerin ve kısıtlamaların da klasik sigara ile eş değer seviyeye getirilmesi bekleniyor.

Avrupa Birliği ve Fransa modeli mercek altında

Yeni yasaklar belirlenirken, başta Avrupa Birliği (AB) ülkeleri olmak üzere dünya genelindeki başarılı sigara yasağı modelleri detaylı bir şekilde inceleniyor. Bu kapsamda öne çıkan örnek lerden biri ise Fransa’nın uyguladığı “çocuk odaklı” koruma modeli oldu. Fransa örneğinde, özellikle çocukların yoğun olarak bulunduğu açık alanlarda tütün ürünlerinin kullanımı kesin çizgilerle yasaklanmış durumda.

İncelenen bu model çerçevesinde; plajlar, parklar, okul çevreleri ve spor alanları gibi noktalarda sigara içilmesine izin verilmiyor. Fransa’da bu kuralı ihlal edenlere 135 euro (yaklaşık 6 bin 984 TL) tutarına kadar para cezası uygulanabiliyor. Türkiye’deki yeni düzenlemede de benzer şekilde çocukları ve gençleri tütün dumanından korumayı önceleyen uygulamaların hayata geçirilmesi öngörülüyor.

Paketlemede değişiklik ve satış yaşı düzenlemesi gündemde

Tütünle mücadelenin ikinci fazında sadece kullanım alanları değil, ürünlerin sunumu ve erişilebilirliği konusunda da radikal değişiklikler planlanıyor. Sigara paketlerinin cazibesini ve albenisini tamamen ortadan kaldırmak amacıyla nötr paketlemeyöntemine geçilmesi gündemdeki en önemli başlıklardan biri. Bu sayede, markaların paket üzerindeki pazarlama etkisinin kırılarak tüketimin azaltılması amaçlanıyor.

Öte yandan, tütün ürünlerine erişimi zorlaştırmak adına fiyat artışları ve yaş sınırı düzenlemeleri üzerinde de duruluyor. Sigara satın alma yaşının yükseltilmesi ve daha ileri bir adım olarak, belli bir tarihten sonra doğan bireylere sigara satışının ömür boyu yasaklanması gibi seçenekler de düzenleme kapsamında değerlendirilen başlıklar arasında yer alıyor.