Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, yerli ve yabancı yatırımcıların Türk lirası cinsinden tuttuğu çok kısa vadeli pozisyonların 132 milyar dolara ulaştığını açıkladı ve bu seviyeyi sıcak para riski olarak değil, politikalara duyulan güvenin somut kanıtı olarak tanımladı.

Karahan'ın açıklamaları, TCMB'nin 13 Ağustos 2026'da İstanbul Finans Merkezi'nde yılın üçüncü Enflasyon Raporu'nu sunduğu toplantıda geldi. Bankanın 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 26'dan yüzde 28'e yükseltmesi ise TL'nin orta vadeli cazibesine ilişkin tartışmaları daha da yoğunlaştırdı. TCMB'nin faiz indirim takviminin yavaşlayıp yavaşlamayacağı sorusu, Türk tahvil ve hisse piyasaları açısından belirleyici olmayı sürdürüyor.

'Başarı unsuru' savunması

Karahan, piyasalardaki sıcak para kaygılarını doğrudan reddetti. dunya.com'a yansıyan açıklamasında TCMB Başkanı Fatih Karahan, "Bu ülkede yerel paranın payının artmasının risk olarak değerlendirilmesini anlamakta biraz zorlanıyorum. Finansal sistemi sağlıklı işleyen, ekonomi politikalarına ve yerel paraya güvenin olduğu sürdürülebilir bir ekonomide zaten bu oranın yüksek olması beklenir. Bunu bir risk değil, bir başarı unsuru olarak görüyorum." dedi.

Karahan, Mayıs 2025'ten bu yana politika faizinin yüzde 50'den yüzde 37'ye indirildiği bir süreçte bile TL pozisyonlarının artmaya devam ettiğine dikkat çekti. TCMB Başkanı Karahan, "Düşen getiriye rağmen çok ciddi şoklarla da karşılaştık. Hem algıya yönelik şoklar hem cari açığı bozabilecek şoklar hem de küresel portföy akımlarını etkileyebilecek gelişmeler yaşandı. Bütün bu şoklara ve getirinin azalmasına rağmen Türk lirasının payının azalmadığını, tam tersine arttığını görüyoruz." dedi.

Enflasyon tahmini ve finansman dengesi

Finansman tarafında tablo daha karmaşık bir görünüm sergiliyor. Net hata noksandaki revizyon sonrasında birikimli net sermaye çıkışı 20 milyar dolara gerilerken, cari açıkla birlikte toplam finansman ihtiyacı 59 milyar dolar olarak hesaplanıyor. Öte yandan birikimli doğrudan yabancı yatırım girişinin net 300 milyon dolara gerilemiş olması, TL'ye olan talebin ağırlıklı olarak kısa vadeli finansal akımlardan beslendiğini ortaya koyuyor. Karahan ayrıca dönem içinde yabancı para mevduatında yaklaşık 12 milyar dolarlık artış yaşandığını, ancak bunun büyük bölümünün şirket kaynaklı olduğunu belirtti.

Para Politikası Kurulu'nun önündeki denklem

Karahan, TL'nin cazibesinin korunması gerektiğini de vurguladı. TCMB Başkanı Karahan, "Türk lirasına güvenin tesis edilmesini oldukça önemli buluyorum ve Türk lirasının cazibesinin de korunması gerektiğini düşünüyorum." dedi. Bu ifadeler, önümüzdeki Para Politikası Kurulu toplantısında faiz indirim hızına ilişkin önemli bir sinyal niteliği taşıyor.

Enflasyon tahmini ndeki yukarı revizyon, yatırımcıların beklediğinden daha temkinli bir faiz indirim sürecine zemin hazırlayabilir. TL pozisyonlarının her ay artmaya devam ettiğine dair verinin politika yapıcılar tarafından güçlü bir referans noktası olarak kullanıldığı görülse de doğrudan yabancı yatırım girişi ndeki zayıflık, yapısal dönüşümün henüz tamamlanmadığını yansıtıyor. Bir sonraki PPK kararı ve akabinde açıklanacak enflasyon verileri, BIST'teki bankacılık ve savunma sanayisi hisselerinin yanı sıra TL varlığı taşıyan portföyler için kritik eşik noktası olmayı sürdürüyor.