Türkiye’de 6 Şubat 2026 itibarıyla e-ithalatta 30 euro’luk gümrük vergisi muafiyetinin sıfırlanması, yerli tüketicinin alışveriş alışkanlıklarını kökten değiştirdi. Çevrim içi sipariş imkânı kısıtlanan vatandaşlar, ihtiyaçlarını karşılamak için doğrudan yurt dışı seyahatlerine yönelirken Türkiye’deki yüksek fiyatlar nedeniyle turistlerin harcama iştahı da son 5 yılın en düşük seviyesine geriledi.

Gümrük muafiyetinin kalkması fiziksel alışverişi tetikledi

Ekonomim'den Yener Karadeniz'in haberine göre; yurt dışından bireysel olarak gerçekleştirilen online alışverişlerde uygulanan 30 euro'lukgümrük vergisi muafiyeti sınırının 6 Şubat 2026 tarihi itibarıyla tamamen kaldırılması, perakende sektöründe yeni bir dönemi başlattı. İnternet üzerinden sipariş vermenin maliyetli ve zor hale gelmesiyle birlikte, Türk tüketicisi satın alma stratejisini değiştirerek rotasını fiziki mağazalara çevirdi. Ürünleri çevrim içi kanallar üzerinden temin edemeyen vatandaşların, bu ürünleri yerinde satın almak amacıyla doğrudan yurt dışına gitmeye başladığı gözlemlendi.

Perakende ve Havacılık Sektöründeki Değişimi Kazanca Dönüştürün

Bankalararası Kart Merkezi (BKM) tarafından paylaşılan veriler, bu değişimin mali portresini net bir şekilde ortaya koydu. Yerli kredi kartlarıyla yurt dışında yapılan harcamalar, düzenlemenin yürürlüğe girdiği Şubat ayında aylık bazda ilk kez gerileyerek 35,4 milyar TL’ye düşmüştü. Ancak bu düşüş geçici oldu ve Mart ayında harcamalar yeniden ivme kazanarak 39,9 milyar TL ile son bir yılın en yüksek üçüncü seviyesine ulaştı. Bu tablo, kısıtlamaların tüketim talebini yok etmediğini, aksine harcama yöntemini dijitalden fiziksele kaydırdığını kanıtladı.

Hava yolu ve konaklama harcamalarında tarihi zirve

Verilerin detaylı analizi, yurt dışı harcamalarındaki artışın ana kaynağının mal alımı ndan ziyade hizmet ve seyahat kalemleri olduğunu gösteriyor. Mart ayında hava yolu, hizmet, konaklama ile seyahat ve acente harcamalarından oluşan dört ana kalemde yapılan toplam harcama 27,4 milyar TL’ye ulaşarak tüm zamanların rekorunu kırdı. Şubat ayında 23,8 milyar TL olarak kaydedilen seyahat harcamaları, sadece bir ayda yüzde 15,2 oranında artış gösterdi.

Mart ayı itibarıyla seyahat odaklı harcamaların toplam yurt dışı kart harcamaları içindeki payı yüzde 68,5 gibi baskın bir seviyeye yükseldi. Geçtiğimiz yılın Nisan ayında 22,3 milyar TL olan seyahat harcamalarının yıllık bazda yaklaşık yüzde 22,9 oranında büyümesi, tüketicinin artık alışverişi bir seyahat motivasyonu haline getirdiğini ortaya koydu. Özellikle elektronik, giyim ve lüks tüketim ürünlerinde fiyat avantajı arayan kitlenin, gümrük engeline takılmamak için uçak bileti ve konaklama maliyetlerini göze aldığı değerlendiriliyor.

Yurt dışı fiziki harcama hacmi 12 ayda yüzde 47 büyüdü

Yerli kart sahiplerinin yurt dışında bizzat gerçekleştirdiği fiziki harcamalar, son 12 aylık periyotta çarpıcı bir büyüme sergiledi. 2025 yılının Nisan ayında 52,5 milyar TL olan yurt dışı fiziki harcama tutarı, 2026 yılının Mart ayında 77,3 milyar TL’yefırladı. Bu veriler ışığında yıllık artış oranı yüzde 47,2 olarak hesaplandı. Harcamaların gelişim seyri incelendiğinde, 2025 Temmuz ayında başlayan kademeli yükselişin 2026 Ocak ayında 79,3 milyar TL ile zirveye ulaştığı görüldü.

Şubat ayındaki kısa süreli durgunluğun ardından Mart ayında yaşanan yüzde 16’lıktoparlanma, e-ithalat sınırlamalarının ardından tüketicinin talebini ertelemediğini gösterdi. Öte yandan Türkiye’nin e-ihracat performansı aynı dinamizmi yakalayamadı. 2025 Nisan ayında 14,6 milyar TL olan e-ihracat geliri, Mart ayında ancak 15,6 milyar TL’yeçıkabildi. Yıllık bazda sadece yüzde 7 büyüyen e-ihracat, yurt dışı harcamalarındaki devasa artışın gerisinde kaldı.

Turistlerin perakende harcamalarında sert düşüş

Türkiye’deki enflasyonist baskı ve döviz kurundaki hareketliliğe rağmen artan etiket fiyatları, yabancı turistlerin alışveriş alışkanlıklarını da olumsuz etkiledi. Türkiye’nin "uygun fiyatlı alışveriş merkezi" imajının zayıflamasıyla birlikte, turistler harcamalarını sadece konaklama ve yemek gibi zorunlu kalemlerle sınırlamaya başladı. 2026 yılının ilk çeyreğinde toplam turizm geliri 9,69 milyar dolar olarak gerçekleşirken, bu gelirin içinde perakende harcamaların payı dramatik bir şekilde geriledi.

Yılın ilk üç ayında turistin perakende harcamalarını temsil eden giyim ve ayakkabı harcaması 977 milyon dolar, hediyelik eşya harcaması ise 378 milyon dolar seviyesinde kaldı. Toplamda 1,35 milyar dolar olan perakende harcamalarının genel turizm geliri içindeki payı yüzde 14’e düştü. Bu oran, son 5 yılın en düşük değeri olarak kayıtlara geçti. 2022 yılının ilk çeyreğinde yüzde 23,2 olan bu payın kademeli olarak düşmesi, Türkiye’nin perakende turizmindeki rekabet gücünün zayıfladığını işaret etti.