Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) tarafından yayımlanan rapora göre, dünya borç stoku 318 trilyon dolara ulaşarak yeni bir rekor kırdı. Ekonomik büyümenin yavaşlamasıyla birlikte küresel borcun Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’ya (GSYH) oranı, 2020 yılından bu yana ilk kez yükseldi.
Fed’in faiz indirimi beklentileri borçlanmayı artırdı
Raporda, küresel borç taki 7 trilyon dolarlık artışın büyük ölçüde Fed’in faiz indirimi beklentileriyle ilişkilendirilmesi dikkat çekiyor. Bu beklentiler 2023 yılında borçlanma artışını tetikledi, ancak bu artış 2023’teki toplam artışın yarısından daha az seviyede kaldı. IIF ayrıca, artan mali açık ların devam etmesi halinde piyasalarda "tahvil kanunsuzları" olarak adlandırılan kişilerin hükümetleri cezalandırabileceği konusunda uyardı.
Mali dengelerin özellikle siyasi olarak oldukça kutuplaşmış ülkelerde daha yoğun bir şekilde incelendiği belirtiliyor. IIF, bu durumun son yıllarda dikkat çekici bir özellik haline geldiğini ifade etti. Bu tür incelemelerin ve piyasa tepkilerinin, hükümetler üzerinde baskı yaratabileceği kayd edildi.
Piyasa tepkileri siyasi liderleri etkiliyor
IIF raporunda, Birleşik Krallık ve Fransa’da mali politikalara yönelik piyasa tepkilerinin siyasi liderlerin görev sürelerini etkilediği örneklerle açıklandı. 2022 yılında Birleşik Krallık’ta piyasa tepkileri, Başbakan Liz Truss’un kısa süren görev süresinin sonlanmasına yol açarken, benzer baskılar geçen yıl Fransa Başbakanı Michel Barnier’i görevden aldırdı.
Borç geri ödeme kabiliyetinin bir göstergesi olan borç/GSYH oranı, 95 trilyon dolarlık devlet borcu seviyelerinin yavaşlayan enflasyon ve ekonomik büyüme ile karşı karşıya gelmesi sonucu yüzde 1,5 puanlık bir artışla yüzde 328’e yaklaştı. IIF, benzeri görülmemiş küresel ekonomi politikası belirsizliğine ve hâlâ yüksek olan borçlanma maliyetlerine dikkat çekiyor. Bu nedenle, borç büyümesinin bu yıl yavaşlaması beklendiği ifade ediliyor.