İstanbul’da gerçekleştirilen STRATCOM Zirvesi 2026 programına video mesaj gönderen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan uluslararası düzenin derin bir meşruiyet kriziyle karşı karşıya olduğunu belirterek;"Sistemin temelini teşkil eden kurum, kural ve değerler manzumesi günden güne işlevini yitiriyor." dedi.
Uluslararası sistemin meşruiyet krizi ve kurumsal işlev kaybı
İstanbul’da düzenlenen STRATCOM Zirvesi 2026 programına bir video mesaj ile katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, küresel siyasetin mevcut çıkmazlarına dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından galip devletlerin öncülüğünde tesis edilen mevcut yapının artık sürdürülebilir olmadığını ifade etti. Sistemin kökten bir değişim sinyali verdiğini vurgulayan Erdoğan,"İkinci Cihan Harbi sonrası galipler eliyle tesis edilen uluslararası sistem, neredeyse her alanda büyük bir meşruiyet krizi yaşıyor." ifadelerini kullandı.
Mevcut mekanizmaların küresel sorunlara çözüm üretmekte yetersiz kaldığını dile getiren Cumhurbaşkanı, güç rekabetinin artık klasik sınırları aştığına dikkat çekti. Rekabetin enerji, teknoloji ve ticaret gibi hayati alanlara yayıldığını belirten Erdoğan, dünyanın içinden geçtiği süreci şu sözlerle tanımladı:
Sorunların diyalog yerine silahla çözülmeye çalışıldığı; soykırımların, savaşların ve krizlerin giderek daha da tırmandığı zorlu bir dönemden geçiyoruz.
Küresel trajediler ve iş birliği mekanizmalarının güçlendirilmesi
Konuşmasında bölgesel çatışmalara ve insani krizlere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle Gazze’deki duruma işaret ederek uluslararası toplumu vicdan muhasebesine davet etti. Dünyanın dört bir yanındaki istikrarsızlığın sona ermesi gerektiğini savunan Erdoğan,"Gazze’de olduğu gibi hepimizin yüreğini sızlatan trajedilerin sona ermesi; bölgemiz başta olmak üzere tüm dünyada barış, huzur ve istikrarın yeniden temin edilmesi geçmişte hiç olmadığı kadar önemlidir." dedi.
Gerçek lerin bilinçli bir şekilde çarpıtıldığı dezenformasyon çağında, doğru bilgiye ulaşmanın ve aktarmanın önemine vurgu yapan Erdoğan, sahte anlatılara karşı birleşik bir cephe oluşturulması gerektiğini kaydetti. Hakikati savunmanın bir zorunluluk olduğunu belirten Cumhurbaşkanı,"Gerçekleri tahrif etmek üzere kurgulanan yeni ve sahte anlatıların önüne geçebilmek için iletişim ve iş birliği mekanizmalarını bugün daha da güçlendirmek zorundayız." değerlendirmesinde bulundu.
Yeni aktörlerin rolü ve Türkiye’nin barış odaklı kararlılığı
Küresel sistemin yeniden inşası sürecinde sadece devlet düzeyinde değil, toplumun tüm katmanlarında bir hareketlilik olması gerektiğini ifade eden Erdoğan, uluslararası aktörleri sorumluluk almaya çağırdı. Sürecin geniş tabanlı bir katılımla yürütülmesi gerektiğini belirten Erdoğan,"Bu noktada devlet ve hükümetlerin yanı sıra akademisyenlerden sivil toplum ve düşünce kuruluşlarına, uluslararası aktörlerin daha fazla inisiyatif alması ve daha aktif olması kaçınılmazdır." şeklinde konuştu.
Mesajının son bölümünde Türkiye’nin dış politika vizyonunu ve gelecek hedeflerini özetleyen Cumhurbaşkanı, Ankara’nın adalet odaklı tutumundan vazgeçmeyeceğini vurguladı. Türkiye’nin küresel güvenliğe katkı sunmaya hazır olduğunu ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:
Türkiye olarak insani değerleri ve adaleti merkeze alan ilkeli, kararlı ve barış odaklı duruşumuzu sürdürmeye; yalnızca bölgemizde değil, tüm dünyada huzur ve güvenin yeniden inşa edilmesi için tüm imkanlarımızı seferber etmeye kararlılıkla devam edeceğiz.