Borsa İstanbul'da halka arz hareketliliği 2026 yılında rekor seviyelere ulaştı. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) verilerine göre halka arz başvurusu bulunan şirket sayısı 149'a yükselirken, yalnızca bu yıl içinde 29 yeni başvuru gerçekleştirildi. Bu başvuruların 17'sinin tek başına Mayıs ayında yapılması aylık bazda rekor kırılmasını sağladı. Borsa İstanbul, 2026 yılı başından bu yana 16 halka arzı tamamladı. BİST 100 endeksinin son 52 haftada 9.077,80 puanlık dipten 15.204,92 puanlık zirveye yüzde 62 oranında yükselmesi, şirketlerin halka açılma iştahını besleyen temel makro zemin olarak öne çıkıyor. Endeks 22 Haziran 2026 itibarıyla 14.818,46 puan seviyesinde, gün içi artışla işlem görmeye devam ediyor.

Piyasaların kapasitesi ve makroekonomik canlanma

Tek ayda 17 başvuruyla kırılan rekor, yalnızca sayısal bir etkileyicilik taşımıyor, aynı zamanda piyasanın kapasitesini ve SPK'nin inceleme yükünü de gündeme getiriyor. Türkiye'nin kapasite kullanım oranının Haziran'da yüzde 74,5 ile bir yıllık zirveye çıkması, reel ekonomideki canlanmanın şirketleri büyüme finansmanı için sermaye piyasasına yönelttiğine işaret ediyor. Üretim tarafındaki bu momentum, halka arz talebiyle uyumlu bir tablo çiziyor.

Halka Arz Fırtınasında Riskli Şirketleri Ayıklayıp Doğru Hisseleri Nasıl Bulursunuz?

BİST 100

Ne var ki hız her zaman kaliteyle eş anlama gelmiyor. 149 başvurunun tamamının somut bir halka arz takvimine kavuşması beklenmiyor; bir bölümünün değerleme, bilanço ya da fiili dolaşım kriterleri nedeniyle süreçte takılabileceği öngörülüyor. SPK'nin onay listesindeki aktif başvuru sayısı ile gerçekleşen arzlar arasındaki bu fark, yatırımcıların dikkat etmesi gereken ilk süzgeç olarak nitelendiriliyor.

Sermaye Piyasası Kurulu yönetiminde kriterler sıkılaşıyor

SPK'debaşkanlık görevine Mahmut Sütcü'nün atanmasının ardından yeni yönetim, halka arz izahnamesinde bilanço, borçluluk yapısı, halka arz gelirlerinin kullanımı ve değerleme raporları üzerinde daha kapsamlı bir inceleme yapılacağının sinyalini verdi. Piyasa profesyonelleri bu değişimi genel olarak olumlu karşılıyor. Dünya Gazetesi'nin aktardığı sektör değerlendirmelerine göre piyasa profesyonelleri,"Yeni dönemde cezalandırıcı değil, eğitici ve koruyucu bir vizyon öne çıkacak gibi duruyor." yorumunu yapıyor.

SPK'nin yeni yönetiminin masasındaki bir diğer önemli başlık, fiili dolaşım oranı hesaplama yöntemi olarak dikkat çekiyor. 138 şirketin fiili dolaşım oranı yeniden belirlendi; şirket patronlarının serbest ve özel fonlar aracılığıyla elinde bulundurduğu hisseler artık bu hesabın kapsamı dışında değerlendirilecek. Düzenlemenin uluslararası endeks sağlayıcılarının Türk borsasına ilişkin kararlarını etkileyebileceği ve özellikle MSCI gibi kuruluşların endeks ağırlıklarını gözden geçirme gündemine girebileceği vurgulanıyor.

A 1 Capital Genel Müdür Yardımcısı Üzeyir Doğan, fiili dolaşım oranındaki bu değişikliklerin geniş ölçekli bir piyasa etkisi yaratmasını beklemiyor.“Azalan paylara baktığımızda bu azalışların BİST'in omurgasını oluşturan ana şirketler dışında olması genel piyasa üzerinde anlamlı bir etki oluşturmayacak, hisse üzerindeki etkiler takip edilecektir.” diyen Üzeyir Doğan, hisse bazlı etkilerin izleneceğini ifade ediyor.

Finansal aksamalar ve yakın izleme pazarı süreci

Halka arz dalgasının yarattığı coşku, Kontrolmatikörneğinin gölgesinde değerlendirilmek zorunda kalıyor. Pandemi döneminde halka arz olan Kontrolmatik, 2026'da Borsa İstanbul tarihinde bir ilki yaşattı ve vadeli kontratı işlem görürken Yakın İzleme Pazarı'na (YİP) alınan ilk şirket oldu. Tahvil ödemelerini aksatan ve bankalara finansal yeniden yapılandırma başvurusunda bulunan şirketin hisse senedi, Nisan ayındaki yıl içi zirvesine kıyasla yaklaşık yüzde 57 değer kaybetti.

Bu tablo, halka arz izahnamesinde yüzeysel kalan risk ifşaatlarının ve aşırı değerleme eğiliminin yatırımcı için ciddi kayıplara yol açabileceğini somut biçimde ortaya koyuyor. SPK'nin sıkılaştırılan denetim vurgusunun ardında kısmen de bu tür vakaların kamuoyundaki yansıması yatıyor. Kontrolmatik'in olağan genel kurulunun 7 Temmuz 2026'da (beklenen tarih) yeniden toplanması, şirketin YİP'teki sürecini doğrudan etkileyebilecek kritik bir gündem maddesi olmaya devam ediyor.

Sözleşme fesihi sonrası yeni talep toplama takvimi

Piyasaların yakından izlediği bir diğer süreç, Beta Enerji ve Teknoloji A.Ş.'nin halka arz takvimi olarak öne çıkıyor. Almanya merkezli BETA Elektrotechnik Gmb H ile distribütörlük sözleşme sinin 10 Haziran 2026'da feshedilmesinin ardından şirketin talep toplama tarihleri revize edilmek zorunda kalındı. SPK'nin 17 Haziranonayıyla yeni talep toplama tarihleri 23-25 Haziran 2026 olarak belirlendi.

Süreç, izahnamedeki önemli değişikliklerin halka arz zamanlamasını nasıl doğrudan etkileyebileceğini gözler önüne seriyor. Erteleme sonrası yeniden başlatılan bu talep toplama döneminin yatırımcı güveni açısından bir test niteliği taşıyacağı değerlendiriliyor.

Yatırımcılar için öne çıkan riskler ve beklentiler

Güçlü BIST 100 performansı ve makroekonomik canlanma arka planında 149 şirketin halka arz kuyruğu, özellikle reel sektör ve teknoloji ağırlıklı yeni isimlerin piyasaya adım atacağı bir pencere sunuyor. Ancak bu hacmin yönetilebilir kalması için kalite standardının korunması kritik önem taşıyor.

Yatırımcının bu süreçte dikkat etmesi gereken başlıca unsurlar şöyle sıralanabilir:

  • İzahname kalitesi: Borçluluk yapısının şeffaflığı, halka arz gelirlerinin kullanım planı ve bağımsız değerleme raporlarının niteliği temel referans noktaları olmaya devam edecek.
  • Fiili dolaşım oranı: SPK'nin yeni hesaplama yöntemi bazı şirketlerin endeks kapsamını etkileyebilir; bu durum kurumsal talep üzerinde de yansıma yaratabilir.
  • Piyasa ortamı: 25 Haziran 2026'da açıklanacak ABDM ayısayı çekirdek PCE fiyat endeksi, küresel risk iştahını şekillendirerek Borsa İstanbul'daki halka arz talebine de yansıyabilecek dışsal bir değişken olarak görülüyor.
  • Yeniden yapılandırma riskleri: Kontrolmatik benzeri vakalar, özellikle pandemi döneminde değerleme baskısı altında halka arz olan şirketlerde operasyonel ve finansal risklerin izleme pazarı süreçlerine dönüşme ihtimalini hatırlatıyor.

SPK'nin yeni yönetimi altında halka arz süreçlerinin daha titiz bir denetimden geçeceği beklentisi, kaliteli hazırlık yapan şirketler için güvenilirlik kazancı anlamına gelebilir. Öte yandan mevcut başvuru yoğunluğunun sürdürülebilirliği ve yatırımcı tabanının bu hacmi nasıl absorbe edeceği, önümüzdeki aylarda piyasanın gündeminden düşmeyecek sorular olmaya devam edecek.