Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye’nin COP 31’e Giden Yolu Paneli kapsamında yaptığı açıklamalarda, iklim eyleminin yerel düzeyde güçlendirilmesi ve afetlere karşı dirençli şehirler inşa edilmesi gerekliliğine dikkat çekti. 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerin ardından yürütülen çalışmaları örnek gösteren Kurum, COP 31 adaylığı sürecinde "insan merkezli şehircilik" vizyonunu küresel gündeme taşımayı hedeflediklerini belirtti.

İklim eylem inde insan odaklı yeni vizyon

Bakan Murat Kurum, kentsel dirençlilik kavramının sadece yapısal bir sağlamlık değil; ekonomiyi, çevreyi ve yaşam kalitesini bütüncül bir yaklaşımla güçlendiren bir vizyon olduğunu ifade etti. COP 31 Başkan adayı olarak bu süreçte yer almanın stratejik önemine değinen Kurum, iklim değişikliği ile mücadelede somut adımların doğrudan sahaya indirilmesi gerektiğini vurguladı.

Şehirlerin geleceğini inşa ederken insanı merkeze alan bir modelin benimsendiğini kaydeden Kurum, bu yaklaşımın uluslararası platformlarda ana başlıklar arasında yer alması için çalışacaklarını belirtti. Bu kapsamda yapılacak çalışmaların, sadece teknik birer düzenleme değil, toplumun her kesim ine dokunan bir yaşam kültürü haline getirilmesi hedefleniyor.

Yerel yönetimlerin çözüm gücü Antalya’da sergilenecek

Kasım ayında Antalya ilinde düzenlenecek olan toplantıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Kurum, bu buluşmanın alışılagelmiş teknik müzakerelerin ötesine geçeceğini dile getirdi. Toplantının, yerel yönetimlerin gücünü ve uygulama kapasitesini dünyaya gösteren kapsamlı bir çözüm programı olarak tasarlandığını aktardı.

Yerel yönetimlerin iklim kriziyle mücadeledeki kritik rolüne vurgu yapan Kurum, sahadaki pratik çözümlerin uluslararası politika yapım süreçlerine entegre edilmesinin önemine değindi. Antalya'daki zirvenin, Türkiye'nin bu konudaki kararlılığını ve yerel dinamiklerini küresel ölçekte tanıtmak için bir vitrin görevi görmesi bekleniyor.

"Şehirlerimizi hep birlikte ayağa kaldırdık"

Konuşmasında 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan ve 14 milyon insanı doğrudan etkileyen büyük deprem felaketine de geniş yer ayıran Kurum, yıkıma uğrayan 11 şehrin ayağa kaldırılması sürecini bir başarı hikayesi olarak nitelendirdi. Özellikle Hatayilinin, umudu ve yeniden kurma azmini simgelediğini ifade eden Kurum, şehirlerin birlik ve beraberlik ruhuyla yeniden ihya edildiğini belirtti.

Yaşanan büyük felaketin ardından yürütülen iyileştirme çalışmalarını şu sözlerle özetleyen Bakan Kurum, sürecin insani boyutuna dair şunları söyledi:

"Hatay bize umudu ve yeniden kurma umudunu yeşertiyor. Bu şehirleri hep birlikte ayağa kaldırdık. 6 Şubat 2023’de 14 milyon insanımız bu felaketten doğrudan etkilendi."

Küresel müzakerelerde şehircilik başlığı ön planda

Bakan Kurum, Türkiye'nin iklim diplomasisindeki hedeflerini detaylandırırken, özellikle şehirlerin dayanıklılığı konusunu uluslararası müzakerelerin kalbine yerleştirmek istediklerini yineledi. Şehirlerin sadece risk altında olan yerler değil, aynı zamanda iklim değişikliğine karşı geliştirilecek çözümlerin de merkezi olduğu görüşünü savundu.

Bu vizyon doğrultusunda, COP 31 sürecinde Türkiye’nin tecrübelerinin diğer ülkelere de model teşkil edebileceği belirtildi. Kurum, afet sonrası hızlı toparlanma ve sürdürülebilir kentleşme konularındaki birikimlerini küresel toplumla paylaşmaya devam edeceklerini vurgulayarak sözlerini tamamladı.