ABD 10 yıllık Hazine tahvil getirisi Çarşamba günü %4,81 seviyesine yükseldi; bu düzey Ocak 2025’ten bu yana görülen en yüksek noktayı oluşturuyor.

Piyasalar, Fed’in bu ayki toplantısında faiz artırımına gideceğini yaklaşık %70 ihtimalle fiyatlamaya başladı. Küresel risk iştahının daralması, dış finansman ihtiyacı yüksek olan Türk lirası ve BIST 100 üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilir. Getiri eğrisinin kısa ucunda ise 2 yıllık Hazine tahvil getirisi %4,40-4,41 bandına yükseldi; bu hareket, piyasaların Fed faiz artışı beklentisini kısa vadeli kağıtlara da yansıttığını gösteriyor.

Bessent’ın müdahalesi sonuçsuz kaldı

Bloomberg’in haberine göre Hazine Bakanı Scott Bessent’ın tahvil geri alım programını genişleterek getiri artışını frenlemek amacıyla devreye soktuğu müdahalenin etkileri tamamen silindi; 10 yıllık getiri, Bessent’ın açıklamasından önceki seviyenin 10 baz puan üzerinde seyrediyor. 30 yıllık Hazine tahvil getirisi ise %5,286 ile 19 yılın zirvesine yakın seyrediyor. CNBC verilerine göre bu tabloya paralel olarak 30 yıllık mortgage faizleri de bir yılın en yüksek seviyesi olan %6,7’ye yaklaştı.

Bank of America ABD Faiz Stratejisi Başkanı Mark Cabana, Bloomberg’e verdiği açıklamada şu tespitte bulundu: "Faiz piyasası anlamlı herhangi bir faiz düşüşünü tutturamıyor. Yatırımcılar bu kadar uzun vadeli tahvilleri taşımak için en yüksek tazminatı talep ediyor."

Satış dalgasının arkasındaki üç etken

Yahoo Finance’in aktardığı analizlere göre satış baskısının temelinde üç yapısal etken yatıyor: ABD ulusal borcunun ilk kez 40 trilyon doları aşması, Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmasıyla birlikte petrol fiyatlarının 92 doların üzerine çıkması ve Alphabet, Amazon, Meta, Microsoft ile Oracle gibi yapay zekâ devlerinin bu yıl 220 milyar dolarlık tahvil ihracı gerçekleştirmesi. BBC ekonomi editörü Faisal Islam da satışın yalnızca enflasyondan değil, kronik bir Körfez krizi ve teknoloji sektörünün devasa borçlanma iştahından beslendiğini vurguladı.

Microsoft

Fed cephesinde ise sinyaller giderek sertleşiyor. BBC’nin aktardığına göre Fed Guvernörü Michael Barr Salı günü yaptığı konuşmada, "Enflasyon beş yıldır çok yüksek seyretti; soğumazsa faizleri kararlı biçimde artırmamız gerektiğini düşünüyorum." dedi. Fed Başkanı Kevin Warsh da geçen hafta politika yapıcıların ’yapacak işleri olduğunu’ dile getirmişti. Mevcut politika faizi %3,50-3,75 bandında bulunuyor.

Türk yatırımcılar açısından değerlendirildiğinde

Türk yatırımcılar açısından değerlendirildiğinde, yükselen ABD tahvil getirileri doların güçlenmesi ve gelişen piyasalardan sermaye çıkışı kanalıyla Dolar/TL kurunda yukarı yönlü baskı anlamına geliyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) mevcut sıkı para politikası bir tampon sağlasa da küresel risk iştahının daralması, yüksek cari açık finansmanı nedeniyle kırılgan olan TL üzerindeki baskıyı artırabilir. BIST 100 yatırımcıları, 30 yıllık ABD getirisinin %5,5 eşiğini aşması halinde yabancı fon çıkışının hız kazanabileceğini göz önünde bulundurarak bankacılık ağırlıklarını gözden geçirebilir.

Bloomberg’e göre tahvil yatırımcıları portföylerini koruma altına almak için milyonlarca dolar harcıyor; bunlar arasında 30 yıllık getirinin Kasım sonuna kadar %5,7’ye çıkacağını hedefleyen 6,5 milyon dolarlık bir opsiyon pozisyonu öne çıkıyor. 9 Eylül’de hayata geçmesi beklenen Bessent’ın büyütülmüş geri alım operasyonu ile Eylül FOMC kararı, getiri dinamiklerini belirleyecek iki kritik eşik olarak öne çıkıyor.