Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 15 yaş altı çocuklara yönelik sosyal medya kısıtlamalarını da kapsayan torba yasa teklifinin, bu ay sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisindeki (TBMM) ilgili komisyona sevk edileceğini duyurdu.
Sosyal ağ sağlayıcılarına yeni yükümlülükler
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Kabine Toplantısı’nın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bakan Göktaş, gündemdeki yasal düzenlemenin detaylarını paylaştı. Göktaş, hazırlanan teklifin temel amacının sosyal medya platformlarına yasal sorumluluklar yüklemek olduğunu vurgulayarak, çocukların dijital dünyada daha güvenli bir ortamda bulunmalarını hedeflediklerini belirtti.
Bu çerçevede sosyal ağ sağlayıcılarına, 15 yaşından küçük çocuklara kesinlikle hizmet sunmama ve hesap açtırmama gibi net yükümlülükler getirilmesi planlanıyor. Ayrıca Bakan Göktaş, çocukların zararlı içeriklere maruz kalmasını önlemek adına, platformların etkili filtreleme sistemleri kurmasını önerdiklerini ve bu sistemlerin çocukları korumada kritik bir rol oynayacağını ifade etti.
"Çocuklar ticari meta olarak görülmemeli"
Dünya genelinde birçok ülkenin çocukları dijital risklerden korumak adına benzer önlemler aldığını hatırlatan Göktaş, Avustralya’nın 16 yaş altı için getirdiği erişim yasağını örnek gösterdi. Sosyal medya şirketlerinin çocukları sadece ticari birer meta olarak görmesine izin vermeyeceklerini belirten Bakan, bu duruma seyirci kalınamayacağını ve konunun üzerinde yaklaşık 1,5 yıldır titizlikle çalıştıklarını dile getirdi.
Bu süreçte akademisyenler, uzmanlar, sivil toplum kuruluşları, sosyal medya platformları, aileler ve çocukların bizzat kendileriyle görüşülerek geniş kapsamlı bir çalışma yürütüldü. Yapılan bu hazırlıkların sonucunda şekillenen ve 15 yaş altına yönelik düzenlemeleri de içeren torba yasa taslağının, ay sonunda Meclis komisyonuna sevk edilerek yasalaşma sürecinin başlayacağı bildirildi.
Depresyon ve suç örgütlerine karşı koruma kalkanı
Sosyal medyanın çocuklar üzerindeki psikolojik etkilerine de değinen Bakan Göktaş, bu mecraların yoğun anksiyete, depresyon ve davranış bozukluklarına neden olabildiğini aktardı. Daha da önemlisi, suç örgütlerinin sosyal medya üzerinden çocuklara ulaşarak onları suça sürüklediğine dikkat çeken Göktaş, bu düzenlemenin bir "çocuk koruma kalkanı" olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Çocukların dijital çağın sunduğu imkanlardan yararlanırken zihinsel ve ruhsal bütünlüklerinin korunmasının devletin sorumluluğunda olduğunu belirten Göktaş, en önemli önceliklerinin çocukları her türlü tehdit ve zararlı içerik ten uzak tutmak olduğunu ifade etti. Düzenleme ile geleceğin teminatı olan çocukların sanal ortamdaki güvenliğinin yasal bir zemine oturtulması hedefleniyor.
Mevcut denetimler ve proaktif yaklaşım beklentisi
Çocukların dijital güvenliğini sağlamak adına hâlihazırda yürütülen çalışmalara da değinen Göktaş, "Çocuklar Güvende" web sitesi ve mobil uygulamasının geçen ay hizmete girdiğini hatırlattı. Bu platform üzerinden ailelere güvenli içerik rehberliği sunulurken, acil durumlarda tek tuşla yardım çağrısı yapılabilmesi ve DUY ihbar hattı gibi mekanizmalarla güvenli bir dijital alan oluşturulmaya çalışılıyor.
Bakanlık bünyesindeki Sosyal Medya Çalışma Grubu’nun 7 gün 24 saat esasına göre zararlı içerikleri takip ettiğini belirten Göktaş, bugüne kadar 2 bin 904 içeriğe müdahale ettiklerini açıkladı. Tespit edilen içeriklerin mahkeme kararıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından erişime engellendiğini belirten Bakan, asıl beklentilerinin ise sosyal medya platformlarının mahkeme sürecini beklemeden proaktif bir şekilde bu önlemleri kendilerinin alması olduğunu sözlerine ekledi.